Eylül 08, 2016

kadınların bitmeyen güzellik kaygısı ve hayaller

banksy..

evet sanıyorum özellikle türkiye'de birbirinden nefret eden iki kadını bile iki dakika sonra olanca duygu yoğunluğuyla buluşturabilecek tek şey. baldırlardaki selülit, popodaki çatlaklar, memelerin sarkması, kilo verme, saç kalitesinin azalması vs vs.

şaka bir yana kötü ve stresli çalışma koşullarına bir de kötü ulaşım araçları/sistemi eklenince İstanbul'da çalışan, yalnız yaşayan bir kadın için formunu korumak, spor yapmak, genç ve güzel kalmak imkansız gibi bir şey. aynı yaştaki bir norveçliyle türk'ün dış görünüşleri kıyaslandığında türklerin ekseriyetle yaşlı/olduğundan daha büyük görünmesinin bir nedeni var. kötü hayat kalitesi.

şimdi bir kadın gazeteci arkadaşımla konuşuyordum, ayak parmağımdaki kemik çıkıntı yapmaya başladı filan diye. O da bana varislerinden söz etti. İkimiz de 30 yaş sınırındayız, olmadık henüz. o bir yıl otelde çalışırken ayakta dikilmekten varis olduğunu söyledi ben de yaklaşık iki yıl iş-ev arası gidiş dönüş toplam 4 saat süren yolumdan ve tabii ki metrobüsten söz ettim. iş seçerken metrobüse binmek zorunda olup olmadığımı göz önünde bulunduruyorum, o kadar nefretlik bir şey benim için hem de ilk günden beri.

bu kadar goygoydan sonra çözüm mü ne? o araba almak gerektiğine inanıyor bense normal kaliteli bir toplu taşıması olan, fiyatların, kira-kazanç dengesinin makul olduğu başka bir ülkede hayat hayalimden söz ettim ve bitti. arada biraz küfretmiş de olabiliriz.

sevgiler
jk

ps: bazen düşünüyorum, acaba 30 yaş gerçekten hayallerinin peşinden koşmaya çalışmak ya da hayatında radikal değişiklikler yapmayı düşünmek için çok mu geç diye? en azından öyle olmadığına inanmak istiyorum. hiç değilse bir süre daha.


Eylül 01, 2016

ay resmen sonbahar


bu gece ayaklarım üşüdü. bu iyiye alamet. kurtlandık sıcaktan. ne pis bi yazdı. diğer yandan da eylül benim için hep yılın sonuna geldiğimizin habercisi.. şöyle bir dönüp bakınca garip bir yıldı. ne yaptım, ne işe yaradım, ortaya ne koyabildim, ne ürettim, ne kazandım, kendim için ne yaptım, en ufak bir fikrim yok. bazen ömrüm hep böyle geçicek galiba diye çok kederleniyorum. çünkü geriye dönüp baktığımda böylelikle geçen o kadar çok zamanım oldu ki.

neyse..

sevgiler
jk