Ağustos 10, 2015

yine bi gün son sürat saçmalıyorum!


şoktayım. hâlâ ellerim titriyor.

şu amerikalı akademisyen arkadaşımla az önce telefonda konuştuk. ingilizce'yi unuttum. o da dünyanın en hızlı amerikancasını konuştu ve yarısını anlamadım. ama anladıklarım arasında şöyle şeyler vardı: "biliyorsun 1 ay sonra ayrılıyorum ve daha fazla uzatmanın anlamı olmadığına karar verdim. perşembe günü benimle date olarak buluşabilir misin? istersen hayır diyebilirsin"

ben bi süre anlamsız sesler çıkardım ://

"şok oldum, hiç beklemiyordum, şu anda ingilizce'yi unuttum" filan dedim çünkü -aslında bir haftadır bi garip davranıyordu. ona tolga'dan -isveçli çocuk- bahsettiğimden beridir bana biraz öfkelenmiş ve bozuk atıyor gibi gelmişti ama kuruntu yapıyor olabilirim diye düşünüyordum. hatta geçen akşam beni bi balık restoranına götürdü ve niye böyle bi şey yaptığımıza hiç anlam verememiştim. bi tuhaflık vardı alkol de yoktu üstelik, acayip gerildim, kendimi kesmek istedim hatta.

ay neyse.. ben saçmaladıkça o "you can say no" deyip durdu ben de en sonunda "evet tamam deneyelim" dedim. bu hafta bi date'im var yani. ve o beni aramadan 10 dakika önce çamaşırları makineden çıkarırken, pek tabii aldığım kararlar doğrultusunda, "hayatıma kimseyi sokmucam ivit, zaten imkansız" filan diyordum.

ay ne acayip. yalnız aşırı gerildim. bu işlerin nasıl yapıldığını mı unuttum acaba? yoksa dile getirilmeden, bunun adı date olsun demeden yaptığım, öyle yapmaya alışık olduğum için mi bu kadar gerildim, bilmiyorum. ya da aslında hoşlanıyordum da farkında mı değildim. resmen daha önce hiç sevgilisi olmamış bir kadın şaşkınlığı ve heyecanı yaşadım.

bi de ikimiz çok farklı insanlarız. evet o çok akıllı bi adam. ufak tefek ama gayet yakışıklı bi tip. amma ve lakin ortodoks ve oldukça dindar. ben agnostiğim, çocukları sevmiyorum, sosyalizme meyyali olan ve kafası karmakarışık ve erkeklerin pek tahammül edemediği bir kadın tipiyim. üstelik amerikalılarla ve özellikle cumhuriyetçilerle -o bir republican zira- dünya kadar dalga geçmişimdir onun yanında ve o da hep dinleyip gülmüştür bana. ve bunların tamamına. üstelik ona da bugüne kadar kafam çok güzel olmadıysa hiç o gözle bakmadım. kafamın çok güzel olduğu durumlarda aklımdan geçenlerden sorumlu değilim tabii. ama o zamanlarda bile aslında çok tatlı/yakışıklı bi çocuk olduğunu düşünmüşümdür sadece, o kadar.

hâlâ şaşkınım. ve şoktayım.

sevgiler
jk


Ağustos 09, 2015

let's move somewhere away from istanbul!


bir tek nokta dışında kaçış planım netleşti. bana şans dileyin..

bu yılı bi şekilde -detaylar bende ve yakın arkadaşlarımda- atlatıp bahar döneminde çeşitli burslara ve master programlarına başvuruyor ve umuyorum ki önümüzdeki yıl bu zamanlar valiz topluyor oluyorum.

zaten avrupadaki tüm programlar haziran temmuz gibi açıklanmış oluyor sanırım. o da olmazsa önümüzdeki yıl kasıma kadar ABD'ye başvuruyorum. amerikalı akademisyen arkadaşımın anlattıkları doğrultusunda bazı programların varlığından haberdar oldum ve o programlara başvuruyorum.

yani önümüzdeki iki-üç yıllık süreçte türkiye'den kaçıp gitmek için a-b-c ve dahi d planlarım bile var. ama önümüzdeki nisan ayı için çok konsantre olmuş durumdayım. motiveyim ki uzun yıllar boyunca kendim için bir motivasyon kaynağı bulmakta çok zorlanıyordum.

çevremde fikrine kıymet verdiğim herkesle konuştum. herkes yapmam gerektiği konusunda hemfikir. bunu bugün yapamazsam bir daha yapamam. bugüne kadar başta karmanın kusmuğu olmak üzere zaman kaybettiğim insanlar, işler vs.. karmanın kusmuğunu ilk kavgamızda şutlamış olsam şimdiye kadar çoktan bu kararları almış olacaktım. bir sürü saçmalıkla ve saçma sapan insanla zaman kaybetmediğim için de 24-25 yaşlarında yurtdışına yerleşmek için çoktan bir çözüm bulmuş ve planlarımı hayata geçirmiş olacaktım. oysa ben o yaşlarda ergenlik kafasıyla hayatıma aldığım bi sümüklü böcekten kurtulmaya çalışıyordum heyhat!

neyse.. iyi tarafından bakıp bundan sonra karşıma çıkması ihtimali olan bütün gerizekalı, egosantrik, ruh hastası, sorunlu tip için kendimi ziyadesiyle gardını almış hissediyorum.

umarım her şey dilediğim gibi gider. zorlu bir yıl/yol beni bekliyor.

sevgiler
jk