Ocak 07, 2014

sevgili evren bu adamı istiyorum!

bu yıl aşk istiyorum demiştim daha önce de ama tabii ki evrene mesajımı en açık, net, anlaşılır haliyle vermeliyim önce.

okuduğunuz zaman kızabilirsiniz ama şöyle düşünün, ben de eskiden iki gönül bir olunca samanlık seyran olur, kafasındaydım lakin öyle olmadığını acı bir biçimde öğrendim. yani bana ömrü hayatımda ilk defa aşk isteden de kriterler koyduran da bugüne kadar getirdiğim tecrübelerim ve gözlemlerim.

ps: baştan uyarayım, bu yazı hakikaten "okunsun" diye değil, "evren beni iyi anlasın" diye yazılmıştır :))
  • her şeyden önce "heves", "aşk" ve "sevgi" arasındaki farkı bilmeli. tez canlı olmamalı, hangi hamleyi ne zaman yapması gerektiğini bilmeli. 
  • aceleci olmamalı ama -afedersiniz- kıçımızdaki kıllar ağarana kadar beklememeli. timing önemli.
  • kendisinin farkında olmalı, kaf dağını yarattığını sanmadığı gibi ezik büzük de olmamalı. nihayetinde hiçbir kadın ayağıyla itip kakabileceği bir adamla olmak istemez.
  • boyu en az 180 cm olmalı, en fazla 185 cm. evet, topuklu ayakkabı giyme özgürlüğümü bodur bi adama hibe etmek istemiyorum. aynı zamanda evin içinde bir king kong'la yaşamak da istemiyorum.
  • şişko ya da zayıf olmamalı. hımbıl ya da çok atletik de olmamalı. kararında, dengeli ve en önemlisi zarif olmalı. yanıma yakıştırmalıyım ama benden daha "iyi" görünmediğinden de emin olmalıyım ;) zira bir ilişkide biri güzel olacaksa o ben olmalıyım pek tabii ki!
  • elleri ve ayakları düzgün, parmakları dar ve uzun olmalı. topukları pembe, tırnakları kısa kesilmiş ve genetik olarak düzgün biçimli. ayakları ayakkabının şeklini bozmamalı, kıstas budur benim için.
  • aksesuar olarak saat, gözlük ve dahi kol düğmesi bile takabilir -gerektiğinde-, onun dışında belki küpe, limit:1 (bir) -ama sıcak bakmıyorum. zamanı gelince nişan yüzüğü filan -muhakkak- takmalı tabii.
  • kılık kıyafetine özen göstermeli, net. temiz, pak ve doğru kombinler giymeli. karmanın kusmuğu, aunty k ile tanışmaya adeta bi' homeless gibi gelmişti. hiç çekemem bu yaştan sonra ne öyle adamı ne ailemin dırdırını, olur da tanışırlarsa.
  • zevkli giyinmeli, yani benim zevkime göre. tabii ki ben giydirmeyeceğim kimseyi, kendiliğinden tarzlarımız birbirine benzemeli. kimseyle uğraşamam, oh düşüncesi bile sıktı. ama giyim kuşamına bir kadın kadar özen de göstermemeli. karşısına çıkan insanları sadece görüntüsüyle etkilemeye, kolay yoldan popülarite yapmaya çalışmamalı.
  • sevilen bir insan olmalı ama herkesin sevdiği insanlar bana çok kişiliksiz geliyor, herkesin sevdiği insanlardan da olmamalı.
  • vücudunda hayat çizgisi içinde kendiliğinden doğal sürecinde oluşmuş izler dışında bi şey olmamalı. örnekse; dövme!
  • ailesi dindar olabilir lakin kendisi dindar olmamalı, hatta mümkünse inanmamalı!
  • kitap okumayı -gerçekten- sevmeli ve dahi okumalı da. kitap kurdu olmasına gerek yok.
  • politik olmalı ve anlamalı. kriter siyasetle politika arasındaki farkı tanımlayabilmesinden geçiyor.
  • ayakları yere sağlam basmalı. aptal puma olmamalı.
  • benden daha iyi kazanmalı. bir eve bir tane idealist insan yeter nihayetinde.
  • en az benim kadar iyi bir eğitim almış olmalı.
  • düzgün türkçe konuşmalı, aksansız ve anlamlı. ikinci bir dili iyi/çok iyi bilmeli, hatta gönül ister ki "native speaker" olsun bi ingilizce'de ama kısmet tabii bu işler.
  • güzel kokmalı, parfüm şişesine düşmüş gibi değil tabii. kararında.
  • eğlenceli olmalı (eğlenceyi aksiyonda aramamalı), gülmeli, kendi kendine yetebilmeli, sakin ve daha da önemlisi "stabil" bi insan olmalı. bir eve bir sinirli insan yeter zira. duygusal değişimleri benden hızlı bi adam tanıdım hatta birkaç adam tanıdım. kafi, daha fazla tanımak istemiyorum.
  • çirkin olmamalı lakin çok yakışıklı, beybi feys filan da olmamalı. suratında -yeri geldiğinde- benimkinden daha keskin bir ifade görebilmeliyim.
  • köye gittiğimizde -sevmem gerçi hiç doğa, köy insanı filan değilim- yer sofrasına, hilton'a gittiğimizde de hilton'un sofrasına oturabilmeli. kıstas adab-ı muaşerete uygun, döküp saçmadan, acele etmeden, saçmalamadan, o habitatın bir parçası olarak(!) "önüne konanı" yiyebilmesi. ve evet, kafalardaki soru işaretlerine yanıt; ben yapabiliyorum.
  • spor yapmalı, hobi olarak. fit olmak, götü başı koyvermemek için. ne yapar, bilmiyorum. ama kas torbası filan tabii ki olmamalı. outdoor sporlara merakı varsa beni zorlamamalı, ben sevmem ve her şeyi birlikte yapıcaz, diye bi kaide de yok sonuçta.
  • bana karışmamalı. ne giydiğime, nerede kiminle olduğuma, ne yaptığıma... ara sıra fikrini söyleyebilir, kıskançlık emarelerini tolere edebilirim ama kontrolünü asla kaybetmemeli.
  • güven vermeli ve güven duymalı, hem insanlara hem bana. insanlara zaman zaman sonucunu öngörebilmesine karşın yine de "o" şansı verebilmeli. tabii aynı zamanda kendine de.
  • karşısındaki insanların zekasını küçümsemeyecek kadar zeki bir insan olmalı. umarım anlaşılabilmişimdir. 
  • kıl... saçları dökülmek yerine kırlaşsa daha iyi tabii. bir de kollarının dirsekten alt kısmında, göğsünde -omuzlara sırta taşmadan- kıl bi miktar olmalı. evet.
  • vücut temizliği konusunda hassas olmalı. günlük duş, diş fırçalama, diş ipi kullanımı tamam olmalı. saçına belki çok çok az jöle sürebilir, after shave filan kullansın. hatta -tamam izin veriyorum- ara sıra benim nemlendiricilerimden bile aşırabilir.
  • biliyorum, hepimiz bir yaşa gelene kadar duygusal anlamda birer enkaza dönüşüyoruz. ama hepimiz "biri" -kim olduğunun önemi yok- tarafından kırıldık ve artık yolumuza devam etmek zorundayız. bu bilince sahip olmalı. serseriliklerine bahane olarak üniversite hayatını yiyen kızı ya da eski karısını göstermemeli. hemen soğuyorum böyle insanlardan. öah, ergen misiniz be!
  • temiz olmalı, pasaklı olmamalı, kendi başına yaşıyorsa temiz ve kısmen düzenli bir yaşam alanı olmalı. 
  • 30-35 aralığında olmalı yaşı. "tek başına" yaşaması -aile ya da arkadaşlarıyla değil- tercih nedenidir.
  • cömert olmalı. savurgan ya da pinti değil, cömert. tutumlu olmayı da bilmesi gerekiyor. birimizin diğerine çeki düzen verebilmesi gerekiyor. hı-hı!
  • sosyal medyayı zaman geçirmek, eğlenmek öğrenmek için kullanmalı. sağlıksız kadın erkek ilişkileri yahut sosyal ilişkiler kurmak için değil. internet=kaybedenler kulübü!
  • bilgisayar oyunları bağımlısı bir jenerasyonun içindenim, asla. 
  • "yeni şeyler denemeden duramıyorum" diyen bir reformist değilse de yeni bir şeyler denemeye açık olmalı "her anlamda" ;) ama çok hassas, kıldan ince kılıçtan keskin dengeleri var yenilik mevzunun, ona göre.
  • çocuk sever mi bilmiyorum ama benim kadar irrite olmasın, bi de sağda solda gördüğü çocuklara "temas" etmesin, ellemesin. en bi sinir olduğum şey.
  • net olmalı. kırıp dökmeden sevmediği şeyleri de sevdiklerini de söyleyebilmeli. 
  • dürüst olmalı, cesur ve sadık da. (olmasın tabii böyle bi şey ama velev ki aldattı, aldattığını itiraf edebilmeli. olacakları göze alabilmeli, eşek gibi özrünü dileyip kendini affettirmeyi -istiyorsa- becermeli.)
  • elimi sıkı sıkı tutabilmeli. (fiilen ve mecazen söylüyorum.)
  • kadın erkek ilişkileri konusunda sokak kedileri gibi olmamalı. nasıl ki bi sokak kedisini çok sevip evine alsan da ki o da seni çok sevmiş olabilir. ama o bir sokak kedisi olduğu için bir gün muhakkak kaçacaktır. erkekler ve sokak kedileri değişmez. daha açıklayıcı olmak gerekirse; 'gözü doymuş' adam yoktur, alışmış orospu bir ruha sahip erkekler vardır. bir kadınla birlikte olabilmek için her türlü yalanı söyleyen, kötü birer oyuncu ve çok sıradan erkeklerden istemiyorum. o kadar çoksunuz ki! bi dağılın, gölge etmeyin artık.
  • karşısındaki kadının -yani benim- hislerini önemseyen, seks ihtiyacı ve yatak odası talepleri dahil, hiçbir konuda ısrarcı ve baskıcı olmayan biri olmalı. buna mukabil kendiliğinden bi cinsel çekim olmalı aramızda.
  • sanatsal aktiviteleri sevmeli, katılmalı. ve sanat konusunda da gelişmiş ve inceltilmiş zevkleri olmalı. bu konuda da kıstas benim sanat zevkim tabii ki. haha :)
  • kendini abarta abarta anlatmamalı. abartılı yaşamamalı. anlıyorum evet ve inanmıyorum, çoğu zaman çocukluğuna veriyorum, görmezden geliyorum. (ve inanın bunu tüm kadınlar yapıyor.)
  • genel hatlarıyla bakıldığında benim kendi hayatımda da en çok eksikliğini duyduğum ve çabaladığım şey "denge", o da denge gözeten bi insan olmamalı. abartılı davranışlar, abartılı aşklar, abartılı giysiler insanı değilim o da olmamalı. buradan ortalama insan istediğim sonucuna ulaşılmasın ya da koyun, hayır, aksine her şeyde bir imzası olmalı.
  • karizma önemli.
  • bir tarzı olmalı ama -ergenlikten kalma bir tarz anlayışı değil, tarz olsun diye değil- sindirmiş olmalı, bütünleşmiş olmalı, sırıtmamalı yaptığı şeyler üstünde.
  • kendi işini kendi becerebilmeli ama iki tane yemeği öğrendi, iki gömlek ütüledi diye benim yaptığı işi filan eleştirmeye kalkmamalı, haddini bilmeli. bana ağzını yırttırmamalı!
  • çalışkan olmalı, işkolik olmamalı.
  • sevgisini gösterebilmeli ama vıcık vıcık olmamalı. ben çok ilgiden de ilgisizlikten de fena halde sıkılıyorum. denge mühim!
  • yatakta iyi olmalı. fantezi dünyası geniş olmalı ama beni aşacak kadar geniş olmamalı. örnekse aynı yatağa girecek bir üçüncü kişi filan ağzının ortasına çakmam için yeter sebep olur.
  • beni kıskandırmak için saçma sapan hallere girmemeli. çünkü ben de her insan kadar kıskanırım lakin kontrol altında tutarım. ara ara küçük imalarımdan onu kıskandığımı anlayabilmeli.
daha uzar gider eminim bu liste... şimdilik bu kadar...

buraya kadar okuyan, sabır taşlarına teşekkürü borç bilirim.

sevgiler
jk



14 yorum:

  1. Çok teşekkür ederim böyle bir yazı için.
    Neden türk kadınlarını tercih etmediğimi yeniden tiksintiyle karışık anlamış bulunmaktayım.Kız arkadaşım için direk ingilizceye çevirip okutacağım.
    Sağolun,var olun.

    YanıtlaSil
  2. tolga'cım sözlükte de benzer sözler sarf etmişsin ama ben anlamadım bu kızgınlığın nedenini. yine de kız arkadaşınla mutluysan sorun yok. ingilizce'ye çevirmene de ayrıca minnettar kalırım :) sevgiler, jk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kızgın değilim,dediklerim yanlış anlaşılmış.
      Okuduklarıma şaşırmadım aslında.Lakin bazı maddelere *vay anasını* demişliğim var.
      Yani yıllar önce verdiğim ve hala uyguladığım bir kararın ne kadar yerinde olduğunu göstermiş bulundunuz.
      Aslında minnettar olmam gerek.

      Sil
  3. Tolga gerekli cevabı vermiş. Ben de okudum ve bir sigara yaktım. Keşke her şey istediğimiz gibi olsa değil mi?

    Kendi bencil dünyanda, acı çeke çeke öleceksin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sevgili önder, bencilliğin tanımına sözlükten bakmanı tavsiye ediyorum sana naçizane. bi de umarım sen acı çekerek ölmezsin :) komiksiniz valla çocuklar, oyun parkına çevirdiniz burayı.

      Sil
  4. toplum içinde sanat içinde, ibretlik bir paylaşım olmuş...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yalnız o de'ler bağlaç... ayrı yazmak lazım onları ;)

      Sil
  5. Yorumum çok geç kaldı ama yine de yazayım. Baştan yorumluyorum hazır ol;

    1) Heves ve sevginin farkını herkes bilir fakat aşkı geçince anlarsın.
    2) Sabırlı olmalı (Sabırın anlamı doğru zamanı kollamak bana göre.)
    3) Her insan ortalama insandır. (Bana göre önemli özelliklerini ön plana çıkarabildikleri için üstünmüş gibi görünürler. Bu cevabı uzun uzun açıklayabilirim istersen.)
    4) Buna cevabım yok zevk meselesi.
    5) Olasılıkları düşürüyorsun :D yine zevk meselesi.
    6) "parmakları dar ve uzun olmalı. topukları pembe" bu ne ya nereye sokacak o parmakları :p
    7) Aynı düşüncedeyim ama yüzük, küpe, kolye takmayı hiç sevmem.
    8) + (katılıyorum yani)
    9) +
    10)+
    11)+
    12) Saygı göstermeyi öğrenmelisin bence.
    13) + ama kitap kudu olayında ne sorun var. Bi zahmet cevaplayıver.
    14) +
    15) +
    16) + Ama senin idealini çözebilenin alnını karışlarım. Ciddiyim bak gülmüyorum.
    17-30 full + katıldım sporu iki kez yazmışsın demek o kadar önemli **
    31) yaş 30-35 geç be kıllar ağarmak demişsin ya ikinci maddede yani zaten ramak kalmış bırak da acele etsin artık :D
    32)+
    33)+
    34) Bilgisayar oyunlarından ne alıp veremedeğin var?
    35) meraklı ve kültürlüyse zaten yapar birşeyler.
    36) Çocukları sevmeyen insanları sever mi?
    37) netlik, açıklık falan yani.
    38)Demek affettirmek bu kadar kolay?
    39) Elim terler benim :D
    ...) çoğunu atladım sıkıldım bak. Çok sıkıcı dille yazıyorsun biraz dırdırcısın :P
    48) Çalışkan dediğin herkes işkoliktir zaten. İşine bağlıdır anlamında.
    49) Çok ilgisizimdir. Erkek milletinin geneli öyledir bence.
    50) Performans diyelim.
    Çok uzamış zaten bu liste. Kısalt, güncelle sonra ilan kıvamına getir :D

    Kurban bayramınız kutlu olsun.



    YanıtlaSil
  6. Yorumumu onaylamışsın hayret! Demek ki senin bile kabul ettiğin şeylere değinmişim. Her halde en uzun yorum rekoru bana aittir :P blogunda.

    YanıtlaSil
  7. ps: baştan uyarayım, bu yazı hakikaten "okunsun" diye değil, "evren beni iyi anlasın" diye yazılmıştır :)) demiş zaten... neyin çabasını yapacaksınız ki. o seviyor her erkekten bal çalmayı, nasıl erkekler yapıyorsa o da yapıyor ve o da bulamıyor tam kıvamında olan bir öz . ne erkek ne kadın bulamayacağı için hepimiz adına evrene bir mesaj göndermiş.. evren yalnız çok bencil, seni düşünür mü ? yoksa kendine mi saklar senin isteklerini bilmem lakin sen zaten mutlusun, mutlu..böyle güzeli var hayatında .kal sağlıcakla . ( not : bulursan klonla hemen hemen bozulur bu bahsettiklerin)

    YanıtlaSil
  8. bloğunu yeni fark ettim ve şimdilik birkaç yazını keyifle okudum. bu yazını genel anlamda matrak bulmamla birlikte mükemmeliyetçilikte üst sınırları zorladığını da düşünüyorum. böyle bir erkek var mıdır bilmem. tam da bu yüzden aslında evrene göndermiş olduğun mesajın yanıtını merak ettim, böyle bir erkek var mıymış hakikaten? yüksek beklenti genelde üzer gerçeğine rağmen yüzde yüz olmuş mudur bilemiyorum ama hiç değilse tatmin sebebi bir geri dönüş alabildin mi sistemden merak ettim. merakımı karşılarsan sevineceğim. . .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. en son "test zamanı" başlıklı bir yazı yazdım, bence ona da bi göz atmalısın. :)) mükemmeliyetçilikte alt ve üst sınırları hayatımın her alanında zorlarım genelde. benim bi işi "orta" seviyede becerebildiğim pek görülmemiştir ya içine sıçarım ya da "wow" bi performans sergilerim. ama bu aradığım adam konusunda gerçekten mükemmeli aradığımı düşünmüyorum. ya eski sevgililerimi, yürütmek için çabaladığım herifleri bi görsen mükemmel olmaktan o kadar uzaklar ki :))

      Sil