Aralık 28, 2013

the importance of "just as you are"



yeni yıldan hayatımda ilk defa "aşk" istiyorum. ama bu defa hayatıma girip çıkan bütün piç kurularının açtığı yaraları, kalp kırıklıklarımı unutturacak biri olmalı. bana kendimi değerli hissettirmeli, çünkü bugüne kadar hayatıma giren erkeklerin hepsinde de aynı ego mücadelelerini vermekten, benimle yarışmalarından, kendindeki özgüven eksikliğini beni yaralayarak kapatmaya çalışmalarından ve kendimi değersiz hissetmekten, güvensizlikten, sevgisizlikten, sürekli yeni bir kadın için ya da eskiye dair unutulamamış bir kadın için ipin ucuna gidip gidip dönmekten, karşımdakinin "çocukluk"larını tolere etmeye çalışmaktan ama benim ilk şımarıklığımda/çocukluğumda acımasızca eleştirilmekten filan yoruldum. kendimi sevilmeye değer bulmuyorum artık. galiba çok çirkinim, ondan oluyor bunlar.

:'(
josephine

ps: istediğim adamın -lütfen the one olsun o artık- siparişini ve detaylarını göz yaşlarım kuruduğunda en kötü ihtimalle yarın vereceğim. galiba artık ne istediğimi biliyorum. şimdi mümkünse bir süre yatağın içinde, tv'de ekonomi programı, burnumu çeke çeke ağlamak istiyorum.

ps: bridget jones efen'im. big lawyer marc darcy...



yalama ilişkiler/takılmalar

ve şu anda tam olarak böyle yaşıyorum. herkese gülücükler saçarak...

ayrılıp barışmaktan bi hal olduğum eski sevgilimle -ona göre biz 10 aydır takılıyormuşuz- yine ayrıldık. bu defa kalbim kırık! net olan bu. öncesinde kendimi suçlu bulduğum durumlar ve onu suçladığım "şey"ler vardı. hepsi bitti, anlamını yitirdi çünkü biz başından beri takılıyormuşuz ve benim haberim yok-muş. benim takılmak maksadıyla görüşmeye başladığım bir adam ki gerçekten beni ikna etmek için çok uğraştı, elde ettiğine ikna olduktan sonra "takılıyor" olduk biz. ben de bir daha onu görmek istemediğimi söyledim bilmem kaçıncı kez. biliyorum, yine arayacak özürler dileyecek, ben de sevdiğim için yine ikna olacağım belki de saçmalıklarına. ama bu defa kalbimde onulmaz yaralar açtı ve ben bu adamla nathaniel'dan kendimi kurtarmak için görüşmeye başlamıştım. tanıştığımızın 2. yahut 3. ayında ben takılıyordum, o çocuk sahibi olmaktan filan söz ediyordu. on ay geçtikten sonra o "biz başından beri takılıyoruz"a döndü. bu adam 23-25 yaşında ergenliğin izlerini atlatamamış bir genç erkek değil, resmen birkaç gün sonra 38 yaşına girecek birinden söz ediyorum. ve sanırım ağzından çıkan birkaç cümleyi hayatımın sonuna kadar unutamayacağım. bunları henüz hazmedemediğim için yazamayacağım da şimdilik :(


Aralık 25, 2013

regl falan filan...


Artık erkeklerin de regl olduğuna eminim. Kesin bilgi, yayalım!

Bir de olur da 'kadınlar dengesiz' gibi klişelerle gelen olursa elimin tersiyle ağzına bir tane çakıcam, bu da kesin bilgi, dileyen bunu da yayabilir.